Sıkça Sorulan Sorular

Avukat tutmak zorunlu mudur ?

Türk Hukuku’nda tarafların avukat ile temsil edilmesi gibi bir zorunluluk düzenlenmemiştir. Aksine herkesin mahkemelerde kendisini temsil etme hakkı vardır. Dolayısıyla adli ve idari mahkemelerde davacı veya davalı sıfatı ile, ceza mahkemelerinde sanık veya katılan sıfatıyla ve icra dairelerinde alacaklı-borçlu sıfatıyla yapacağınız işlemlerde ve duruşmalarda avukat tutma zorunluluğundan söz edilemez.

Ancak her alanda olduğu gibi hukuki işler de uzmanlık gerektirir. Kanun, tüzük ve yönetmelikler ile ve ayrıca Yargıtay içtihatları ve mahkeme uygulamaları karşısında hak kaybına uğramamanız için bu alanda özel eğitim görmüş bir avukattan hukuki yardım almanız gereklidir. Bu sebeple hukuki konularda gerekli bilgi ve tecrübeye sahip olmadan hareket etmek telafisi imkânsız zararlara yol açabilir. Hatta hukuki işlemlerinizi yapmadan önce bir avukata danışmanız ilerde karşılaşabileceğiniz hukuki sorunları önleyecek, işin mahkemeye intikal etmesi halinde uğrayacağınız zaman, emek ve maddi kayıplarınızın önüne geçecektir. Yargılama faaliyetlerinin de ücretsiz olmadığı unutulmamalıdır.

Diğer taraftan bir suçlamayla karşı karşıya kişi, avukat tutma, avukatı varsa onu çağırma, avukat olmadan konuşmama, avukat tutacak parası yoksa kendisine avukat tayin edilmesini isteme hakkına sahiptir. Her soruşturmadan önce sanık veya şüpheliye bu hakkı hatırlatılmak zorundadır. Sanık veya şüpheli tarafından avukat talep edilmesi halinde barodan bir avukat görevlendirilir. 18 yaşından küçüklerin ve cezasının üst sınırı 5 yıl ve üstü olan sanıkların yargılamalarında avukat bulunması zorunludur. Kendileri istemese dahi bir avukat tayin edilir.

 

Avukatlık ücreti nedir ?

Avukatlık mesleği bir serbest meslek faaliyetidir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 65’ inci maddesinde serbest meslek faaliyetinin tanımı; “Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.”şeklindedir.

Avukatlar hukuk alanındaki bilgi ve tecrübelerini diğer insanların istifadesine sunarlar. Nasıl ki bir doktorun özel muayene hanesine gidildiğinde bir ücret ödemeniz gerekiyorsa avukat bürosuna gidip herhangi bir hukuki sorunla ilgili soru sorulduğunda veya vekâleten iş takibinde bir ücret ödenmesi gerekmektedir.

Avukata ücret ödenmesi aynı zamanda yasal bir zorunluluk olup avukatlık asgari ücret tarifesinde belirlenen değerler altında ücret sözleşmesi yapılması da yasaklanmıştır.

 

Dava Açmak Ne Demektir?

Dava açmak bir kişi veya kuruluş aleyhinde mahkeme önünde bir hak talebinde bulunmak demektir. Haksızlığa uğradığınızda, hakkınızı alamadığınızda mahkemeler araya girecek “Türk Milleti adına” yargılama yaptıktan sonra hakkınızı size teslim edecektir.

 

Her dava için masraflar aynı mıdır?

Hayır. Dava masrafları dava türüne ve içeriğine göre değişmektedir.

 

Avukatım duruşmada çok fazla konuşmuyor. Hakimi etkilemesi için çok konuşması beni kelimeleri ile savunması gerekmez mi?

Hayır. Türk hukukunda yargılama usulü olarak yazılı usül esastır. Yani dilekçeler sözlü yargılamaya göre çok daha fazla öneme sahiptir. Avukatın savunma ve iddialarını dilekçeleri ile sunması, duruşmada sözlü olarak beyan etmesine göre çok daha sağlıklıdır. Kaldı ki ülkemizde hakimler tayin nedeniyle sık sık yer değiştirmekte olup, sizin “tam da ikna ettik” diye düşündüğünüz hakim bir sonraki duruşmasını tayini çıkmış olarak memleketin başka bir köşesinde yapabilir. Sizin duruşmanıza ise ilk defa karşılaştığınız bir hakim çıkabilir. Bu nedenle tüm olayların açık bir şekilde sırası ile yazılarak dosyasına konması çok önemlidir.

 

Dava esnasında anlaşma sağlanabilir mi?

Dava sonuçlanana kadar tarafların sulh olması mümkündür.

 

Dava Açmadan Önce Neleri Bilmem Gerekir?

Bir avukat yardımından faydalanmayacak iseniz aşağıdaki soruları kendi kedinize sorunuz;
a) Dava açmak için yeterli bilgiye sahip olduğunuza emin misiniz?
b) Davanızı takip etmek konusunda kararlı mısınız? Dava açtıktan sonra takip etmeyi ihmal etmeniz, davanızın reddedilmesine veya açılmamış sayılmasına neden olabilir.
c) Davanızın olumsuz sonuçlanması halinde ne gibi sonuçlar doğuracağını değerlendirdiniz mi?
Bir avukatınız varsa sizi bu konularda tam olarak bilgilendirmesini talep ediniz;
a) Davanızın size maliyeti ne olacaktır? (Dava harcı, masraflar ve avukatlık ücreti vs.)
b) Davayı kaybetmeniz halinde katlanacağınız ek maliyet ne olacaktır? (Tamamlanacak dava harcı, karşı tarafa ödenecek avukatlık ücreti, mahkeme masrafları vs.)
c) Uğradığınız haksızlığın giderilmesi için başvurulabilecek başka hukuki yöntemler var mı?

 

Yabancılar Türkiye’de Dava Açabilirler Mi?

Evet yabancı ülke vatandaşları Türkiye’de dava açabilirler.

 

Boşanma davam ne kadar sürede sonuçlanır?

Kesin bir süre vermek imkânsızdır. Bir ayda boşanma süreci bitebileceği gibi; boşanma davası birkaç sene de sürebilmektedir.

 

Boşanmak için gereken temel şart nedir?

Medeni Kanun’a göre boşanabilmek için hakimin “ortak yaşamın devam ettirilebilmesinin eşlerden beklenememesi” hususunda kanaatinin oluşması gerekmektedir.

 

Nafaka alır mıyım ya da öder miyim?

Hakim boşanmaya karar verirken nafaka konusunda eşlerin ekonomik durumlarına ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüp düşmeyeceklerine bakar.

 

Tazminat alır mıyım ya da öder miyim?

Hakim tazminat konusunda bir karar verirken eşlerin maddi zararlarını ve manevi olarak çektiği sıkıntıları dikkate alarak bir karar verir.

 

Çocuğum var, kimde kalır?

Çocuğun velayetinin kimde kalacağı konusunda hakim çocuğun menfaatleri neyi gerektiriyorsa ona göre karar verir. Mahkemece bu konuda bir sosyal hizmet uzmanından da bilirkişi raporu aldırılır. Fakat şunu da belirtmek gerekir ki 7-8 yaşına kadar olan çocukların velayetleri olağanüstü haller dışında direkt olarak anneye bırakılmaktadır.

 

Yurtdışında boşandık fakat Türkiye’deki kayıtlarda hala evli görünüyoruz.

Yurtdışında verilen boşanma kararı Ülkemizde kendiliğinden geçerlilik kazanmaz. Öncelikle dava açılarak kararın tanıma ve tenfizinin yapılması gerekmektedir.

 

Kayıp ve kaçak elektrik bedelleri geri alınabilir mi?

Yargıtay son kararlarında sürekli olarak “Kaçak kullanılan elektrik enerjisinin bedeli dürüst vatandaştan alınamaz.” ibaresiyle bugüne kadar alınan tüm bedellerin iadesine karar vermektedir. Buna uygun olarak yerel mahkemeler de bu görüşe yavaş yavaş geçmektedirler. Yine de tüm yerel mahkemelerin Yargıtay’ın görüşüne uygun karar verdiğini söylemek doğru olmaz fakat yerel mahkemelerin aksi yöndeki kararları da yeni bir yasa çıkmadığı takdirde Yargıtay tarafından bozulmak suretiyle düzeltilecektir.

 

Bankadan kredi çekerken dosya masrafı ve benzer adlar altında alınan ücretleri geri alabilir miyim?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre bankalarca tüketicilerden haksız olarak tahsil edilen dosya masrafı, komisyon ücreti ve benzer isimler altındaki paraların tüketiciye iade edilmesi gerekmektedir. Genel olarak tüketici hakem heyetleri ve mahkemeler de kararlarını bu yönde vermektedir.

 

Kredimi yapılandırdığım zaman “yapılandırma ücreti” adı altında ödediğim tutarı geri alabilir miyim?

Bankalar tüketicinin değişen faiz oranları karşısında kredisini yapılandırmak istemesi üzerine kredi tutarının %2’si oranında yapılandırma ücreti almaktadırlar. Kanuna göre bu ücret yalnızca kredinin vadesinden önce kapatılması halinde istenebilecek iken bankalar yapılandırma konusunu da erken kapatma olarak değerlendirmektedirler. Yargıtay bu konudaki kararlarında yapılandırma işleminin krediyi vadesinden önce kapatmak anlamına gelmediğini ve bu sebeple de tüketiciden yapılandırma bedeli altında ücret istenilemeyeceğini belirtmiştir.

 

Benim bir davam var. Kesin kazanabilir misiniz?

Söz konusu davalar olduğu vakit hiçbir zaman hiçbir duruma kesin gözüyle bakılmaması gerekir. Bu nedenle hiçbir zaman “kesin” gibi bir kelime kullanıp müvekkillerimize bir taahhüt vermeyiz. Aksi takdirde hizmet değil umut satmış oluruz. Müvekkillerimize verebileceğimiz tek taahhüt dava veya işinizi elimizden gelen en iyi şekilde, en yüksek gayret ve çaba ile takip edeceğimizdir.

 

Ücretlerim gününde ödenmiyor. Ne yapabilirim?

İş Kanunu’na göre işveren işçilerin ücretlerini gününde ödemek zorundadır. Eğer işveren ödemiyorsa iş akdinizi haklı nedenle feshedip kıdem tazminatı ve diğer sosyal haklarınıza almaya hak kazanırsınız. Fakat iş hukukunda bazı işlemlerin yapılış şekli sonucu tamamen etkileyeceği için bu işlemleri nasıl yapacağı konusunda büromuza gelerek Avukatlarımızdan profesyonel yardım almanızda büyük yararınız olacaktır.

 

Fazla mesailerim ve diğer haklarım ödenmiyor. Ne yapabilirim?

Bu sorunuzun cevabı da yukarıdakiyle aynı olup, bu durum yine tarafınıza iş akdini haklı nedenle feshetme hakkı kazandırır. Yine bu işlemlerin de yapılış şekli sonucu etkileyeceği için bu konuda da büromuza gelerek bizden yardım almanızda büyük yararınız olacaktır.

İşyerim başka bir yere taşınıyor. Gitmek istemiyorum ne yapabilirim?

Çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapılması 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesiyle düzenlenmiştir. Buna göre; işveren çalışma şartlarında yapmayı düşündüğü değişiklikleri işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. İşçinin 6 gün içinde bu değişiklikleri kabul etmemesi durumunda yapılan değişiklikler işçiyi bağlamaz. Eğer işveren gerçekten geçerli bir nedenin varlığını ispat edemezse işçi tüm haklarını almaya hak kazanır.

 

SGK kayıtlarında sürekli girdi-çıktı yapıldığı görünüyor Bu durumun kıdem tazminatıma etkisi nedir?

Yargıtay işverenlerin bu şekilde davranışlarının iyi niyetli olmadığını kabul etmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre bu durumdaki işçilerin kıdem tazminatlarının hesaplanmasında girdi-çıktıların önemi olmayıp, çalıştığı bütün süre dikkate alınır.

 

İş kazası geçirdim ve bunun sonucunda zarar gördüm. Tazminat alabilir miyim?

Evet. Çalışma gücünüzdeki kayba ve olaydaki kusursuzluk oranınıza göre uygun bir maddi ve manevi tazminat almaya hak kazanırsınız.

 

Trafik kazası geçirdim ve bunun sonucunda zarar gördüm. Tazminat alabilir miyim?

Evet. Çalışma gücünüzdeki kayba ve trafik kazasındaki kusursuzluk oranınıza göre sigortadan ve karşı taraftan uygun bir maddi ve manevi tazminat almaya hak kazanırsınız.

 

Ailemden birisi bir kaza ya da başka birisinin kusuru sonucu hayatını kaybetti. Tazminat alabilir miyim?

Evet. Eğer ailenizden bir kişi (anne, baba, çocuk, dede, nine vb.) başkasının kusuru ya da herhangi bir kaza (trafik kazası, iş kazası vb.) sonucu ölürse olayda ölen yakınınızın kusursuzluk oranına göre uygun bir tazminata hak kazanırsınız. Eğer ölen kişi kanunen size bakmakla yükümlü ise hem maddi hem manevi tazminat alırsınız. Bakmakla yükümlü değilse de yalnızca manevi tazminat alırsınız.

 

Benim ya da ölen yakınımın kusur oranının tazminat miktarına etkisi nedir?

Kişinin kusur oranına göre tazminattan aynı ölçüde indirim yapılır. Eğer karşı taraf ya da işveren %1 dahi kusurlu bulunursa hesaplanan tazminatın %1’ini almaya hak kazanırsınız

 

Ailemizden birisi tek taraflı trafik kazasında kendi kusuruyla hayatını kaybetti. Sigortadan tazminat alabilir miyiz?

Evet. Yargıtay’ın son içtihatları bu tarz kazalarda sigorta şirketlerinden maddi zararın tazminat olarak istenebileceğini benimsemiştir. Ayrıca eğer kazanın oluşmasında yol şartları, tabelalar vb. etkenler de söz konusu ise devlet aleyhine manevi tazminat davası da açılabilir.

 

Maddi tazminat neye göre hesaplanır?

Maddi tazminatın hesaplanması kişinin bilinen en son geliri üzerinden yapılır. Eğer kişinin bilinen en son geliri yoksa emsal işleri yapanlar arasından ücret araştırmasıyla ya da asgari ücret baz alınarak bir tutar bulunur. Bu tutar üzerinden kişi eğer ölmeseydi ya da çalışma gücünde azalma olmasaydı ömrünün sonuna kadar ne kadar para kazanacaktı bunun hesaplaması yapılır. Bulunan bu tutar maddi tazminat olup, kişilere payları ölçüsünde paylaştırılır